Anlaşılamamaktan dolayı hep hayal kırıklıkları ile yaşamışızdır , oysa önemli olan anlaşılmak mıdır yoksa anlaşılamamayı anlamakmıdır ?

İnsanlarla iletişim kurmak bazılarımız için kolay bazılarımız içinse zordur ama şu da bir gerçektirki hepimiz karşımızdaki insanın yüzümüze marstan gelmişiz edası ile baktığı durumlar ile çoğu zaman karşılaşmışızdır bunu anlamış olsakta olmasakta.

Anlaşılamamak konusunda önümüzde bir süreç vardır ve bunu kendimiz açısından en iyi şekilde sonuçlandırmamız gerekmektedir.

  • İlk ve makul olan durumda ;

Karşımızdakinin bizi anlamadığını gayet iyi anlaşızdır, Amcımız gerçekten derdimizi , bilgimizi anlatmak ve sonuca varmaksa bu durumu düzeltmek için elimizden gelen gayreti göstererek bizim de dünyadan olduğumuzu ve aynı gezegende yaşadığımızı karşımızdakine anlatmaya çalışır ve sonunda karşı taraftan konunun anlaşıldığına dair mesajını alırız , sorun yoktur, tersi olarakta anlaşılmaya çalışmanın bize gereğinden fazlaya mal olucağını düşünür veya sabır sınırlarımız bunu kaldıramıyacak gibi hissedersek hemen konuyu usta bir kıvraklıkla başka konulara yönledir, konunun da anlaşılmadığı bilinci ile mars mevzusunu kapatmış oluruz.

Her iki seçenektede konunun sonunda anlaşılıp anlaşılmadığına dair kesin bir fikir oluşur kafamızda ve bundan sonraki adımlar buna göre atılacaktır.

  • Diğer bir durum ise kaçınılması ve kötü olanıdır ;

Bu durumda Karşımızdaki insan bize marslıymışız edası ile baksa bile onun yerinde olsak çoktan anlamış olacağımızı düşündüğümüz konunun karşımızdaki tarafından da gayet iyi bir şekilde anlaşıldığını düşünmekteyizdir, anlatmışız yeticeğini sandığımız açıklamamızı da hatta fazlası ile yapmış ve artık bu konuyu gündemden çıkarmışızdır. Düşüncemiz tuğlanın yerine oturduğu yönündedir oysa karşımızdaki insanın hala konu hakkında en ufak bir fikri bile yoktur.
Mantığımız bu şekilde işliyorsa konu ile ilgili veya bağlantılı konularda ilerleyen zamanlarda malesef ki karşımızdaki insanın aldığı tavırlar veya verdiği tepkiler bizi hep hayal kırıklığına uğratacaktır, bu hayal kırıklığı kimi zaman bizi yıpratıcak dereceye bile varabilecektir.

Dolayısı ile tavsiye edeceğim ve kişisek olarak da uygulamaya çalışıcağım yöntem hep ilk durum da olduğu gibi anlaşılma statüsünün mutlaka kafamızda gerçekçi bir şekilde oluşması şeklinde olucaktır, bu şekilde daha mutlu ve daha az hayal kırıklığı olan bir hayat sürülebileceğine inanıyorum.

İş,sevgi,arkadaşlık vb ilişkilerinizde bu durumları bir düşünüp tartın ve hayal kırıklarınızı bulmaya çalışın ...

Ben fazlasıyla üzülerek buldum .