"What's left in an organization to enable with software? It's management, the execution of strategy. There have not been any good tools to do that."

İş zekası ile ilgili araştırma ve çalışmalarım sürerken ilginç bir çok makale okumak şansınıda yakalamış oldum. Şansını diyorum çünkü iş zekası olayına girince birazda olsun yazılımcı kimliğimin dışında bir yaklaşımla işlere yaklaşmak durumunda kalıyorsunuz. ( Kabul etmek zor olsada ).

Bunun en başında sanırım biz yazılımcıların 'Olabilecekleri Tahmin Ederek Taslarımızı Oynama' stratejimizin yerine, iş zekasının bunu bizim yerimize yapması ve bizden de 'Neler Oldu' yu düzgün bir şekilde beklemesi geliyor. Biraz karışık anlarmış olabilirim ama sonuç olarak ben İş Zekası konusunda şu anda hem teknik hem yönetimsel yaklaşımın ikisinide yapmak durumundayım ve bu teknik bilgilerimin yanında Yönetimsel(İşsel) becerlerimide geliştirmeme yardımcı oluyor.

Konuyu fazla uzatmadan bahsettiğim ilginç makalelerden aldığım söylemin türkçesinide yazıyorumve benim ne anladığımı yazıp kalan yorumu size bırakıyorum.

"Bir organizasyon içinde yazılımla yapılamıyacak ne kaldı? Yönetim, stratejinin uygulanması. Bunun için geliştirilmiş iyi uygulamalar henüz yok" Makalenin tam metni buradan ulaşabilirsiniz...

 İşte bir önceki yazımda yazdığım iş zekası ile uyumlu yazılımlar arasına girebilecek yazılımlar için mükemmel bir ufuk oluşturan bir söylem.

Bir iş yapıyoruz,bir süreç yönetiyoruz , bir firmamız var vs. elimizde neler var geçmişi ve gelecekte olucak sabit bilgileri tutan ERP,CRM,MRP vb yazılımlarımız, bunları analiz eden ve gelecekte olabilecekleri ve stratejilerimizi oluşturmamıza yarıyan İş Zekası uygulamalarımız. Karar vermek için herşey hazır gibi.

Bir gün yazılımlar geçmişinize bakarak bir IK uzamanı ile hiç görüşmeden işe alırsa hiç şaşırmycaz anlaşılan :)

Bende bu işe PATRON YAZILIMLAR adını verdim. Tüm fikirlerede açığım..

NOT : Peki biz kararları nasıl veriyoruz tüm bunları beynimizde düşünüp harmanlıyıp üstüne DUYGULARIMIZI  ekleyip veriyoruz ve buda insan olmamızın vazgeçilemez bir gereği...